Crazy Rich Asians/Çılgın Zengin Asyalılar

Amerika’da son haftaların gişe rekortmeni filmi Çılgın Zengin Asyalılar, Çin kökenli bir grup Singapurlu aileyi değil de petrol zengini Arap prenslerinin şaşalı hayatını konu edinseydi ilk gösterime gireceği ülkelerden biri Türkiye olur, belki içinden geçmekte olduğumuz ekonomik kriz günlerinde bir nebze nostaljik olmamıza sebep olurdu. Şaka değil, bundan 10-12 yıl önce Türkiye’de bir kesim bu gösterişli hayatlara sadece bir adım uzakta olduğumuzu düşünüyor, ulusal zenginliğin hangi kaynaklardan aktığına dair teorilere kulak asmadan meseleyi bir kültür meselesine indirgiyor, (son birkaç yıllık eğilimleri bir kenara bırakırsak) kendi gibi kültürü de uzak Asya memleketlerini ülkeye referans edinmiyordu. Kısacası filmimiz Arap prenslerini değil her 34 kişiden birinin milyoner olduğu dünyanın finans merkezlerinden 5,5 milyonluk şehir devleti Singapur elitlerini konu edindiğinden muhtemeldir ki Türkiye’de gösterime girmeyecek. Ama üzülmeyelim, korsan film sitelerimiz sinemalardan daha etkin çalıştığından sanırım yakında hepimiz Türkçe dublajıyla filme erişebileceğiz.

Crazy Rich Asians

Peki bizde salon gösterimine bile uygun görülmeyen bu film nasıl oldu da Amerika’da bir anda gişe rekortmeni oldu? Dahası filmin uyarlandığı üç ciltlik kitap serisi çok satan listelerinin tepesine oturuverdi. Halk kütüphanelerinde serinin her bir kitabı için en az 30 kişi sırada bekliyor. Filmi ve kitabı bu derece cazip kılan daha düne kadar sömürge idaresinde yaşayan Asyalıların çılgın zenginlikleri mi, yoksa bu çılgın zenginliğin dünyanın beyaz elitlerinin elinden Asyalılara doğru kayıyor olması mı?

Çılgın Zengin Asyalılar konu ve içerik olarak bizim İstanbullu Gelin’den hallice… New York Üniversitesi’nde ekonomi hocalığı yapmakta olan Rachel Chu, bahar tatilinde erkek arkadaşı Nick Young’ın ailesiyle tanışmak üzere Singapur’a seyahat eder. Burada sevgilisinin kendisinden sakladığı büyük sırrı keşfeder: Nick, Singapur’un en zengin ailelerinden birinin veliahdıdır. Müstakbel kayınvalide açısından Rachel gibi sıradan ve Çinli kökenlerini geride bırakmış, geçmişi belirsiz bir ailenin kızını gelin olarak kabullenmek söz konusu bile değildir. Bu noktadan sonra mesele basit bir gelin-kayınvalide çekişmesinin ötesine geçip aile merkezli geleneksel Asya değerleriyle birey merkezli ve “özgürlükçü” Amerikan kültürünün çatışmasına dönüşür. Kendisi de Singapur’un zengin ailelerinden gelmekte olan ve zorunlu askerlik hizmeti gibi problemler yüzünden Amerika’da yetişmiş olan yazar Kevin Kwan’a göre bu kör dövüşünde ya iki taraf da kazanacaktır ya da iki taraf da kaybedecektir. Tüm romantik komediler gibi mutlu sonla bitmesi gereken filmde taraflar ancak fedakarlık yaparak mutluluğa giden yolu bulur. Bizler de bu arada çılgın bekarlığa veda partilerinden, unutulmaz düğün törenlerine, milyonlar harcanan antika mücevherlerden her anına eşitsizliklerin damga vurduğu sancılı ve çarpıcı bir günlük hayata şahit oluruz.

Crazy Rich Asians II

Film hakkında söylenecek çok şey var. Avro-Amerika’nın ırkçı “Asyalılar geliyor” fobisinden, doğu-batı çatışmasının alışılageldik kodlarına, Hollywood’da umut edilen etnik değişimlerden Asyalıların popüler kültürde servetlerine paralel artan pozitif görünürlüklerine pek çok açıdan tartışıldı film. Özellikle Singapur gibi ülkelerde finansal hareketler, arazi ve emlak rantlarıyla sağlanan hızlı zenginleşme ve gelir dağılımı uçurumu konularına değinen yazılar “çılgın” Asyalıların nasıl bu hale geldiğini ve onlarla gelecekte nasıl başa çıkacaklarını merak edenler tarafından ilgiyle takip ediliyor.

Benim en çok dikkatimi çeken ise filmde cinsler arası ilişkilerin sunuluş biçimi oldu. Kanımca filmin bu derece ilgi görmesinin altında yatan sebeplerden biri filmin hızla deforme olan heteroseksüel aile yapısını doğunun seküler değer sistemleri içinde yeniden doğruluyor olması. Global düzeyde tüm dağılmışlıklarına rağmen bu zengin aileler ekonomik refah, kalkınma ve bireysel mutluluk ile geleneksel aile formunun birbirini besleyebileceğinin kanıtları olarak sergileniyor. Bu halleriyle de hem denizaşırı ülkelerde kendini marjinal hisseden Asyalılara hem de farklı birliktelik biçimlerine direniş gösteren muhafazakar Amerikalılara hitap ediyorlar. Bunca yıllık siyasi ve ekonomik çekişmeden sonra birilerinin erkek egemen düzenin teminatı aileyi doğu-batı kaynaşmasının kilidi olarak görmesini oldukça manidar buluyorum. Bence de Asya’dan öğrenilecek çok şey var ve zenginliğin dünyada daha adilce dağılması hepimizin arzusu fakat yine belli ellerde biriken bu zenginliğin hem doğuda hem batıda tarihsel olarak sorunlu geleneksel aile yapısının yeniden üretimi için araçsallaştırılması hiç de yeni bir hikaye olmaz. Ne eğlence anlayışı en iyi giysileri, mücevherleri ve erkekleri kapma yarışına indirgenmiş kadınlar, ne de liberal düşüncenin oyun teorilerini kayınvalidesine erdem dersi vermek için kullanan Rachel Chu’lar daha özgürlükçü bir toplum için çalışan kadınlara yol gösterici olabilir. Her birimiz duvar yıkma peşinde olabiliriz ama yıkmaya çalıştıklarımız aynı duvarlar değil.

Yapım yılı: 2018

Yönetmen: Jon M. Chu

Uyarlama Kitap Yazarı: Kevin Kwan

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s